Bunlar hep har hayal, hep menkıbedir
Müebbet bu hararet
Sen olsan şöyle derdin, katlanılacak zahmetler
Lakin geceleri bu kadar susanmaz ki rabbim
Daha beni nerde böyle nasıl yakacaksın
Öyle üşüdüm ki dinim titriyor
Şiir yoğurt gibidir diyor, bir avuç cıva,
Her şeyin yanına yakışır, bir avuç Mükremin
Oysa şiir eski şehirlerde eski zehirdir
Sürersin yarana, yanar da durur
Ateşi okşayalım, tüm eller kor oluversin
Bazı güzel insanların gözlerinde gördüğüm manâ
Rab’la kırık aynalarda göz göze geldim
Her vakit gözlerimi kaçırışım ondan
Ah ellerim, yoksul, yoksun ve zavallılarım
Mevsimlerdir ikiniz çektiniz en büyük ıstırapları
Yaralanmanın ilmine hem de sırrına nihayet erdim
Artık oğulsuzum, bir proleter bile değilim yani
Yok bu sağanakta tek bir sığınak
Çün ne sebep eğileyim?
Uçurumdan düşüversem uçarım sandım
Fırtınan perdelerime nasıl gadrediyor
Bir vakit her zulme susarım sandım
Şimdi ben masum zamanlarda neye sevineyim
Neye nasıl üzüleyim
Savrulurum bir harmanda hepsi de gelir geçer
KIVANÇ NALÇA